ANTALYA KEPEZ BELEDİYESİ ODAK YAPI MİMARİ PROJE YARIŞMASI

Odak Yapı Projesi’nin kent kültürünü güçlendirme amacı taşıması, simge değerinin olmasının hedeflenmesi, arazinin kentin çeperinde, yüksek rakımda yer alması sebebiyle kente tepeden bakması, rekreasyon amacı taşıması bize kent, kentlilik, bellek, deneyim ve yürümek kavramlarını aklımıza ilk olarak getirdi. Ve bu kavramlar doğrultusunda projeyi oluşturmayı amaçladık.

Antalya’yı doğu-batı ekseninde kesen D-400 karayolu, kent mekânını parçalayan ve kent mekânının deneyimlenmesindeki sürekliliği ortadan kaldıran başlıca unsur olmuştur. Böylelikle karayolunun kuzeyinde kalan Kepez ilçesi, merkezden farklı karaktere sahip bir bölge olarak gelişmiştir. 1970 sonrası yoğun göç alan Antalya’nın, çarpık yapılaşmanın hâkim olduğu gecekondu bölgesi haline gelmiş ve 1990’lı yıllarda belediyesi olan bir ilçeye dönüşmüştür. İlçenin çarpık mekansal karakterini dönüştürebilmek için kamusal alanların ve rekreasyon alanlarının mevcudiyeti gerekmektedir.

 

Son dönemde özellikle kültürel yoğunluklu, kamu yararını gözeten  projelerin yapılması bölge açısından olumlu gelişmelerdendir. Odak Yapı ve Çevre Düzenleme Projesi, hem kültürel içeriği ile, hem de rekreasyon içeriği ile, bölgenin ihtiyacına hizmet edecek olmasının ve bölgeyi dönüştürecek olmasının yanında, yapının simge değeri olmasının hedeflenmesi sebebiyle, Türkiye’nin en büyük illerinden biri olan Antalya’nın gelişimi için de belirleyici olacağı düşünülmektedir. Odak yapının kent kültürünü geliştirecek, çekim merkezi olması hedeflenmesi sebebiyle de, il merkezinden farklı bir karakterde gelişen Kepez ilçesinin, şehirle bütünleşmesi sağlanacak ve kent mekânının sürekliliği tesis edilecektir.

 

Arazi, kentin kuzey çeperinde, seyrek kent dokusunun sona erip, doğal doku ile kesiştiği bir bölgededir. Fakat imar planlarında arazinin yüksek katlı konut yoğunluklu bir doku ile çevreleneceğini belirtmektedir. Dolayısıyla arazi “sınırda” olma özelliğini ileriki zamanlarda kaybedecek ve yoğun kent dokusunun ortasında bulunacaktır. İmar planlarına göre, çevredeki çarpık yapılaşmanın tersine, planlanmış bir yapılı çevreye sahip olacaktır. Bu durum göz önüne alınarak proje ele alınmıştır.

 

İSTANBUL